ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington DC’den Texas eyaletine gerçekleştireceği ziyaret öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
İran başta olmak üzere Orta Doğu’daki gelişmeler, muhtemel askeri senaryolar ve bölgesel güvenlik dengelerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin mevcut durumundan memnun olmadıklarını belirterek, “İyi niyetle müzakere ederlerse harika olur. Ancak henüz bu noktaya ulaşamıyorlar” ifadelerini kullandı.

Trump, İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin ABD’nin tutumunu yineleyerek, İran’ın nükleer programının muhtemel anlaşmanın merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. Trump, “Ana anlaşmanın bir parçası olarak nükleer silahlar konusunda bir anlaşma yapmalılar. İran’ın nükleer silah sahibi olmasını istemiyoruz. Nükleer silaha sahip olamazlar ve müzakerelerin gidişatından pek memnun değiliz. O yüzden nasıl sonuçlanacağını göreceğiz” dedi. ABD Başkanı Trump ayrıca İran’ın anlaşma sürecinde Washington’un beklentilerini karşılamadığını belirterek, “Bu durumdan pek memnun değilim” ifadelerini kullandı.
İran’a yönelik muhtemel askeri müdahale ihtimaline ilişkin konuşan Trump, diplomatik çözüm tercihine rağmen güç kullanımının dışlanmadığını belirterek, “Bunu yapmak istemiyorum ancak bazen yapmanız gerekir. Askeri güç kullanmadan halledebilsek iyi olur ama bazen askeri güç kullanmak gerekir” dedi.
ABD ordusunun kapasitesine vurgu yapan Trump, “Dünyanın en büyük ordusuna sahibiz. Yakınımızda kimse bile yok. (Orduyu) Kullanmamayı tercih ederim ama bazen kullanmak zorunda olursunuz” ifadelerini kullandı. İran konusunda nihai kararın henüz alınmadığını belirten Trump, “Hayır, nihai kararımı vermedim” açıklamasında bulundu.

Muhtemel bir askeri operasyonun İran’da rejim değişikliğine yol açıp açmayacağı sorusuna Trump, “Hayır, kimse bana öyle bir şey söylemedi. Kimse bilmiyor, olabilir de olmayabilir de” yanıtını verdi. Bir askeri müdahalede Orta Doğu’da geniş çaplı çatışma riskine de değinen Trump, “Savaş olduğunda iyi ya da kötü her şeyde bir risk vardır” ifadelerini kullandı.
İsrail ve ABD’nin Haziran 2025’te İran’a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman’ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.
ABD’nin saldırı tehditleri ve devasa askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat’ta Umman’da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra ikinci tur görüşmeler 17 Şubat’ta Cenevre’de devam etmişti. Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonra Cenevre’de 26 Şubat’ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı.

İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.
Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.
EĞİTİM
18 Temmuz 2026GÜNDEM
18 Temmuz 2026SPOR
18 Temmuz 2026SPOR
18 Temmuz 2026EĞİTİM
18 Temmuz 2026GÜNDEM
18 Temmuz 2026SPOR
18 Temmuz 2026
1
Bulgaristan’da nüfus alarmı: Eve dönene binlerce Euro’luk destek
11428 kez okundu
2
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7651 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
4703 kez okundu
4
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4600 kez okundu
5
Yemen açıklarında göçmen teknesi battı: En az 54 ölü
3714 kez okundu
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.