Son Dakika
24 Kasım 2017 Cuma

Bayramda kırmızı eti bol limonlu salatayla tüketin

27 Ağustos 2017 Pazar, 22:33

Kurban Bayramlarının olmazsa olmazı al et her ne kadar kaliteli bir protein kaynağı olsa da, aşırı ve bilinçsizce tüketildiğinde hazımsızlıktan yürek krizine kadar mühim sıhhat problemlerine sebep olabiliyor.İlişkili Haberler

  • Kurban Bayramı için 13 öneri
  • Kurbanlık hayvanlarda hastalık uyarısı

Kaliteli protein kaynaklarından biri olan al et ayrıca yağ, demir, çinko ve B grubu vitaminleri açısından da varlıklı bir besin. Bu nedenle günlük beslenmede vücudun ihtiyacını karşılayacak miktarda al et tüketmek çok önemli. Ancak al et sindirimi oldukça zor bir besin. Aşırı tüketimi sindirimi güçleştireceği için bilhassa mideyle ilgili problemi olan kişilerin et tüketiminde aşırıya kaçmamaları gerekiyor. Daha da kötüsü, ette bulunan doymuş yağlar kolesterol ve trigliserid gibi kan yağlarının artmasına ve bunun sonucunda da yürek damar hastalıklarının oluşmasına sebep olabiliyor. 

Bu nedenle bilhassa diyabet, tansiyon, obezite, yürek damar ve benzeri kronik hastalığı olanlar et tüketim miktarına dikkat etmeli.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, sıhhat problemleriyle karşılaşmamak için haftada 2’den çok al et tüketilmemesi gerektiğine işaret ederek, “Ayrıca haftalık al et tüketim miktarı 500 gramı geçmemeli” diyor. Öçal, bayramda et tüketiminden kaynaklanan sorunlar yaşamamak ve etin gıda değerinden en iyi şekilde yararlanmak için şu önerilerde bulunuyor:

Güne limonlu suyla başlayın: Kalkar kalkmaz ilk 1 saat içinde kahvaltı etmeli, şayet mide probleminiz yoksa sindiriminizi kolaylaştırmak için güne 1 bardak ılık limonlu suyla başlamalısınız. Kurban Bayramı’nda gün boyunca bilhassa al et ve hayvansal ürünler çok tüketiliyor. Bu yüzden hem mide hem bağırsak sağlığını korumak için kahvaltıda hayvansal kaynaklı besinler yerine meyve, sebze, ceviz, badem gibi bitkisel kaynaklar ve tam buğday, çavdar ekmeği veya yulaf gibi kaliteli karbonhidratlar bulundurmaya itina gösterin.

Eti bir gün bekletin: Kesilen eti buzdolabında 4 derecede, aka parçalar halinde, bir gün beklettikten sonra tüketin. Etin dinlendirilmeden tüketilmesi hem katı ve lezzetsiz bir et olmasına hem de sindirim sisteminizi zorlamanıza sebep olacaktır. şayet eti uzun süre bekletecekseniz mutlaka derin dondurucuda bir defada tüketilebileceğiniz şekilde ayırarak saklayın.

Eti kendi yağıyla pişirin: Tüketeceğiniz etin miktarının yanı dizi pişirme tekniğine de dikkat edin. Eti kızartma ve kavurma yerine, ızgara veya fırınlanmış olarak tüketmeniz daha doğru olacaktır. Ayrıca etin yağsız kısmını tercih etmelisiniz. Etle yaptığınız yemeklere ek yağ eklemeyerek etin kendi yağıyla pişmesini sağlamalısınız. Mangalda pişiriyorsanız şayet etin kömürleşmemesine, iç kısmının çiğ kalmamasına da dikkat edin.

Etin yanında mutlaka sebze yiyin: Posa içeriği olmadığı için et kabızlığa yol açabiliyor. Bu nedenle etin yanında posa içeriği yüksek olan sebze, meyve, kepekli ekmek gibi gıdaları tüketmeniz çok önemli. Sebze ve meyvelerdeki C vitamini etin içerisindeki demirin vücutta kullanılabilirliğini arttırıyor. Bu yüzden etin yanında bolca limonlu yeşil salata yemeyi ihmal etmeyin.

Günde en çok 70 gram et tüketin: Bayram süresince her gün al et tüketimi laf konusu olabiliyor. Ancak çok miktarda tüketilen al etin bilhassa mide ve bağırsak kanserlerine sebep olduğu biliniyor. Al etin lif içeriği düşük olduğu için kabızlık ve hazımsızlık gibi sindirim problemlerine de sebep olabilir. Bu nedenle günlük al et tüketim miktarı en çok 70 gram olmalı. Bu miktar da, mesele 2 köfte büyüklüğünde ete denk geliyor.

Dengeli beslenmeyi ihmal etmeyin: Bayramda da yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeli, her gıda grubundan tüketmeye devam etmelisiniz. Yüksek protein ağırlıklı beslenme hem sindirim sistemi bozukluklarına, hem de halsizlik ve yorgunluğa sebep olabiliyor. Dolayısıyla etin yanı dizi beslenmenizde süt, ekmek, sebze ve meyve grubuna da yer vermeye itina gösterin.

Sakatat tüketiminden kaçının: Sakatat denilen ciğer, işkembe gibi bölgeler, hayvanın en toksik bölgelerini oluşturuyor. Bu yüzden tüketildiğinde bilhassa karaciğer ve böbreklerde yük oluşturabiliyor. Bunun dışında yüksek yağ ve ürik asit içermeleri nedeniyle yürek damar hastalığı ve gut hastalığınız varsa sakatat tüketiminden kaçınmalısınız.

 Az ve sık beslenin: Uzun süreli açlıklar, kan şekeri düştüğü için öğünlerde aşırı miktarda gıda tüketimine sebep oluyor. Bu nedenle öğünler arasında 3-4 saatten çok aç kalmamaya dikkat edin. Öğünlerde aşırı miktarda gıda tüketiminin önüne geçmek için az ve sık beslenmeli; mümkünse ara öğün yapmalısınız.

Öğlen et, akşam sebze tüketin: Bir gıda ne kadar basit pişiyorsa gövde tarafından da o kadar hızlı sindiriliyor. Güneşin batışıyla birlikte insanoğlunun metabolizmasının yavaşladığı bilinen bir gerçek. Etin sindirimi, sebzelerin sindirimine göre bir hayli zor. Bu yüzden metabolizmanın yavaşladığı saatlerde bir de sindirimi zor bir gıda tüketmek ertesi gün yorgun kalkmanıza sebep olabiliyor.

İkramları tadımlık tüketin: Yapılan ziyaretler sırasında ikram edilen hamurlu tatlılardan tadımlık tüketmeli, tercih etme şansınız varsa sütlü veya meyveli tatlılar yemelisiniz. Hamurlu ve şerbetli tatlıların glisemik indeksi yüksek oluyor. Yani kan şekerini ani bir şekilde yükselterek vücuttan ani insülin salınımına yol açıyorlar. Yüksek insülin seviyesi ise bilhassa karın bölgesi yağlanmasıyla ilişkilendiriliyor. Bunun yanı dizi insülin seviyelerinin bu denli ani artışı, kan şekerinin ani düşmesiyle sonuçlanıyor. Bu nedenle de bir sonraki öğünde oluşan açlıktan ötürü farkında olmadan çok porsiyonlarda gıda tüketilebiliyor.

Su içmeyi ihmal etmeyin: Sindirim için en mühim faktörlerden biri, su. Hazımsızlık veya kabızlık sorunu yaşamamak için kilo başına 30 ml su içmeyi ihmal etmeyin. Örneğin 70 kilo olan bir kişinin 2100 ml, yani yaklaşık 2 litre su içmesi gerekiyor.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

mobil sikiş porno izle antalya escort antalya escort porno porno